Kudüs’ün Fethi

Tarihnotları Sosyal Ağlarda

 

1187  eylülünde Selahaddin Eyyubi Kudüs´e doğru yola koyuldu. 20 eylül 1187′de Kudüs´ün batısında ordugahını kurdu. Şehrin son derece müstahkem kılındığını, tedbirler alındığını gördü. Haçlı savaşçılarının sayısı Kudüs´tekiler hariç olmak üzere 60.000 civarındaydı. Kuşatma altındaki Kudüs valisi  Balban b. Bazran´dı. Beraberinde Hittin savaşından kurtulup gelen şövalyeler de vardı. Bunlar arasına Templier ve Hospitaliyer tari­katının mensupları ve müridleri vardı. Bölgedeki Hristiyanlar hep biraraya gelmişlerdi. Sultan Selahaddin, ilk ordugahında beş gün kaldı. Askerlerinden her bir guruba, surların bir tarafını ve burcunu teslim et­ti. Sonra Kudüs’e her taraftan saldırılar başladı. Haçlılar, Kudüs´ü Müslümanlara bırakmamak için şiddetlice savaştılar. Kendilerine ve Kamame Kilisesine sahip ol­mak için canlarını, mallarını feda ettiler. Kuşatma sırasında Selahaddin Eyyubi’nin komutanlarından biri şehid düştü.Bundan sonra savaşı daha da şid­detlendirdiler. Kudüs surlarına yönelik olarak mancınık  kurdular.Surların üzerine dikilmiş olan haçların yanısıra Kubbetü´s-Sahra´nın üzerinde büyük bir haç vardı. Bu, Müslümanların daha da gayrete gelmelerini sağladı. Sultan Selahaddin Eyyubi, askerlerini surla­rın kuzey doğu köşesine yöneltti. Orayı delmeğe çalıştı. Ateşe verdi ve surların o tarafı yıkıldı. Burç çöktü. Haçlılar bu durumu görünce  durumun vahametini anla­dılar. Bunun üzerine elçiler gönderip Sultan Selahaddin Eyyubi’nin kendilerine eman(1) vermesini istediler. Ancak Selahaddin Eyyubi isteklerini kabul et­meyip:
-«Siz Kudüs’ü, nasıl daha önce zorla aldıysanız ben de şimdi öylece fethede­ceğim. Daha önce Kudüs´teki Müslümanları nasıl öldürdüyseniz ben de şimdi Kudüs´te öldürmedik bir Hristiyan bırakmayacağım» dedi.

Bundan sonra Kudüs valisi Balban b. Bazran, Sultan Selahaddin Eyyubi’nin yanına gelmek için eman diledi. Sultan Selahaddin ona eman verdi. Huzura geldiğinde sultantan merhamet dileyerek,anlaşmak istediklerini bildirdi. Ancak sultan Selhaddin Eyyubi onlara eman vermeyeceğini bildirdi. Onlar :
-«Eğer bize eman vermezsen geri döneriz. Elimizdeki Müslüman esirle­rin tamamım öldürürüz -Kudüs´te haçlıların elinde 4.000 kadar Müslü­man esir vardı.- Çoluk çocuğumuzu ve kadınlarımızı öldürürüz. Evleri­mizi ve güzel mekânlarımızı tahrip ederiz. Eşyalarımızı yakarız. Eli­mizdeki malları telef ederiz. Kubbetü´s Sahra´yi yıkar ve ele geçirebildi­ğimiz herşeyi yakarız. Ondan sonra çıkar, sizinle kıyasıya savaşır, ken­dimizi adeta ölüme atarız. Bundan sonra artık bizim yaşamamızda ha­yır yoktur. Bizden biri düşmanlarımızdan bir kaçını öldürmeden canını vermeyecektir. Zaten bundan sonra ne hayır umacağız » dediler.

Sultan Selahaddin, bu sözleri dinledikten sonra barışa razı olduğu­nu bildirdi. Kendi görüşünden vazgeçti. Yalnız şu şartları ileri sürdü:
Erkekler onar dinar, kadınlar beşer dinar, küçük çocuklardan da ikişer dinar fidye alınacaktır. Bunları ödeyemeyenler, Müslümanların esiri olurlar. Ayrıca ekinler, ürünler, silahlar, evler Müslümanların ola­cak. Haçlılar güven bulacakları bir yere, Sur şehrine taşınabilecek­ler.
Böylece barış antlaşması yazıldı. Bu fidyeleri ödeyemeyenlere kırk günlük süre tanınacaktı.

Sultan  Selahaddin Eyyubi ve askerleri 2 Ekim 1187 cuma günü öğleden önce Kudüs’e girdiler.

1-Eman:Güvenlikli yardım isteme.

Arama Kelimeleri:

kudüsün fethi,kudüs\ün fethi,kudüsün feth,kudüs fethi tarih 1187,kudüsün müslümanlarca fethi,müslümanlar tarafından kudüsün Fethi,osmanlı imp küdüs fethi,osmanlıda kudüsün fethi

Etiketler:, , , ,

“Kudüs’ün Fethi” için 2 Yorum Bulundu

  1. yenycery 16 Eylül 2011 saat: 15:46 #

    saçma sapan aslı astarı olmayan şeyleri yayınlıyorsunuz. bu ne demek ya. gidip ameriakn filmleri izleyip buraya da senaryonun aynısını koyuyorsunuz. sizin tarihten tarihçilikten kısaca Türklük ile ilgili hiçbir şeyden haberiniz yok. gidip biraz kaynağından öğrenin. hem bu yazının kaynağına kingdom of heaven yazınsana..

    • cdurak 16 Eylül 2011 saat: 18:53 #

      Bu yazının kaynağı,İbn Kesîr’in “el-Bidâye ve’n Nihâye” adlı eseridir.Daha A.B.D kurulmadan,bundan yaklaşık 700 yıl önce yazılmıştır.İbn Kesir’i de rasyonel sayılar içinde arama,bir Amerikan filmi de değildir.Sen tarihini bilmezsen Amarika’lı sana “Cennetin Krallığı” diye öğretir sonra sana da saçma sapan “kingdom of heaven” li yorum yazmak düşer…

Bir Cevap Yazın