Genel

Bir İdeal Uğruna

kurtulus savasinde kadinlar

1920’de İzmir’den Ankara’ya giden Amerikalı Gazeteci Grace Elison, Manisa’ya geldiğinde, Manisanın Yunanlılar tarafından nasıl harabeye çevrildiğini şöylece anlatıyor:
“Yarı yanmış, yıkık minarelerden, camilerin halini tahmin ediyorum. Manisa’da ondörtbin evden bin tane kalmış.İstatislikler çok kişinin öldüğünü bildiriyor. Öğrendiğime göre, kadınlar ve çocuklar camilere sürülmüşler, kaçmalarını önlemek için etraflarını makinalı tüfeklerle çevirmişler. Sonra da camiyi ateşe vermişler”.
Turgutluya gelince de Manisa Valisi, fakir insanları yerleştirecek bir yerlerinin olmadığını, bunların kışı nasıl geçireceklerini düşünmeye bile cesaret edemediğini açıklamıştı.
Turgutlu’daki durumu Ellison şöyle anlatıyor: “Onları harabeler içindeki kovuklarda oturmuş, ellerine yiyecek olarak geçirebildiklerini pişirirken gördüm. Suları akıtılmış çeşme yalaklarının içinde, saman ve kilimlerini koyarak gecelerini geçiren kadınlar vardı. Yalakların üstü de yine saman ve kilimle örtülmüştü. Çok ince elbiseleriyle kadınları bu çatı koruyordu soğuktan … Soğuktan kaç çocuğun öldüğünü soramıyordum. Anadolu oniki yıl süren savaşlardan kan döke döke kansız kalmıştı. Savaşlar kadınların babalarını, oğullarını erkek kardeşlerini ayırmıştı. Yine de bu titreyen kadınlardan başka, trenler dolusu askerleri, inek vagonlarına doldurulmuş insancıkları yeni cepheye doğru giderken görüyordunuz.
Nasıl oluyor da bu kadınlar çocuklarının ağlayışlarını susturuyor ve kendilerini erkeklerine verebiliyordu? Onlarınki, bir ideal uğruna anavatanlarının bağımsızlığı ve özgürlüğü adına gönüllü bir fedakârlıktı…”
Kaynak: Grace Ellison Kûvâ-yı Milliye Ankarası, Ankara, 1973, sh. 87

Benzer Yazılar