Bunlar Ahdimi Bozdu

Afşin(Haydar bin Kavus),dedesi orta asya Uşrusana Türk hanedanından Han Kara,babası Kavus’tur.Türk olan Afşin Uşrusana’da doğup büyüdü.819 yılında kız kardeşinin evliliğine karşı çıkan Afşin,tartıştığı kız kardeşinin kayınpederi,taraftarlarınca öldürülünce Uşrusana Hükümdarı olan babasıyla arası açıldı.Bunun üzerine askerleriyle birlikte Huttel’e çekildi.

Halife Memun zamanında Müslüman olup maiyeti ile birlikte Abbasilerer’in hizmetine girerek Haydar ismini aldı.Uşrusana ve el-Cibal valilikleri yaptı.Babek isyanlarını bastırdıktan sonra Sind valiliğine(837)gönderildi.838 yılında Amuriye(Amorion)-Afyon,Emirdağ civarı- seferine katılarak sağ kanat komutanlığı yaptı.Mutasım’ın halife olmasında etkili oldu ve yardımcılığını yaptı.

Güçlendiği görülünce Halife Mutasım döneminde suçlanarak Uyun’da kule şeklinde yaptırılan,Küve adı verilen,bir kişinin zorla sığabileceği bir hücreye atıldı.Günde bir dilim ekmek veriyorlardı.Ahmed b. Duad,Muhammed b. Abdühnelik ve İshak b. İbrahim’den oluşan bir heyet tarafından yargılanmaya başlandı.Yapılan yargılamada mahkemeye yedikleri kamçıdan sıtlarının derileri yapışmış bir imamla bir müezzin getirip sebebini sordular.Afşin kamçılattırdığını kabul ederek:

-“Bunlar,Uşrusanalılara ait bir mabetteki putları çıkarıp orayı mescit yapmışlar.Halbuki ben Soğt Melikleri ile herkesin serbestçe kendi dininde ibadet edebileceğine dair bir ahit(anlaşma) yapmıştım.Bunlar ahdimi bozdu.” diye cevap verdi.

Mecusiler’in şahitliği kabul edilmediği halde mahkemeye tanık olarak getirilen Soğt Melikleriden el-Merzben b.Turgiş,Afşin’e Uşrusana halkının yazdığı mektuplarda “ilahlar ilahına” başlığını kullandıklarını iddia edince Afşin:

-“Bu doğrudur,dedeme,babama ve Müslüman olmadan önce bana böyle yazılırdı.Kendimi dedem ve babamdan aşağı göremem.Çünkü halkın bana karşı itaatları(bağlılıkları) bozulur.” diye kendini savundu.

Mahkeme devam ederken gıdasızlıktan ölmek üzereydi.Saçını,sakalını özensizce keserek oğlu Hasan’la görüştürdüler.841 yılı ilkbaharında öldü.Çıplak cesedi bir süre Babü’lamme’de(şehrin kapılarından biri) asılı kaldı.Cesedini yakarak-sanki Mecusiymiş gibi- küllerini Dicle nehrine attılar.

Halife Mutasım bir süre sonra Afşin’in oğlu Hasan’ın da ortadan kaldırılmasına karar verdi.Bu iş için Abdullah b.Tahir’i görevlendirdi.Abdullah b. Tahir,Semerkand Valisi Nuh b.Esed’e, Hasan b.Afşin’in tutuklanması için hazırlıklı olmasını bildiren bir mektup yazdı.Hasan’a da Nuh b.Esed’in yerine Semerkant valiliğine atandığını bildirdi.

Hasan b.Afşin, vali atanmanın rahatlığı ile yanına az sayıda asker alarak Semerkand’a gitti.Burada Nuh b.Esed tarafından tutuklanarak(841 sonbaharı),Abdullah b.Tahir’e gönderildi.Abdullah b.Tahir’de onu Halife Mutasım’a yollayarak etkisiz hale getirildi.

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın