Fil Yılı

4 dk okuma süresi

Mekke’nin miladi 610 yıllarında tahmini görünümü.
meke
Mekke tarihinde Hz.Muhammed (s.a.v) doğduğu yıl olan  miladi 571 yılında Âmel’l fil (Fil Yılı ) diye bilinen olay , şu şekilde gerçekleşmiştir.Habeşli Yemen hükümdarı Ebrehe, Mekke’ye giden kervan ve Kabe ziyaretçilerini  Sana’ya çekmek ve Sana’yı  ticaret merkezi haline getirmek için burada büyük bir tapınak yaptırdı. Ancak tapınak beklediği  ilgiyi görmedi. Ayrıca bir Arap ya da bir grup Arap tapınağa gelerek pislediler. Bunu duyan Ebrehe çok kızdı ve Kabe’yi yıkacağına yemin etti.
İçlerinde fillerinde bulunduğu 60 bin kişilik  bir ordu,  Mekke’ye doğru yola çıktı.  Kureyşliler bu orduyu görünce Kâbe’nin yıkılacağına kesin olarak inanmaya başladılar.
Ebrehe ordusu Mekke yakınlarına çadırlarını kurdu ve çevreyi yağmaladı . Yağmalananlar  içinde H.Muhhamed(s.a.v) dedesi Abdulmuttalib’in develeri de vardı. Ebrehe elçisini gönderdi ve elçi Mekkelilere sadece Kâbe’yi yıkmak için geldiklerini, kendileri  ile savaşmayacaklarını bildirdi.
Mekke Reisi Abdülmuttalib, “Biz onunla savaşmak istemiyoruz, buna gücümüz de yetmez. Orası Beytullah’tır, eğer korursa O (Allah) Harem’i korur” dedi.
Abdulmuttalib, Ebrehe’nin yanına vardı. Abdülmuttalib’e iyi davranan ve önce onu takdirle karşılayan Ebrehe, Abdülmuttalib develerini isteyince şöyle dedi: “Seni ilk gördüğümde gözüme büyük bir şahsiyet olarak görünmüştün. Ama sen Kâbe’nin korunmasını isteyeceğin yerde develerinin peşine düşmüşün” deyince  Abdülmuttalib, “Ben develerin sahibiyim. Kâbe’nin de sahibi var, O onu korur” dedi. Abdülmuttalib develerini alıp Kureyşlilerin yanına döndü, onlara olup biteni anlattı ve hepsi, muhtemel bir katliama karşı Mekke’den ayrılıp dağlara çekildiler.
Sabaha karşı Ebrehe, Mekke’ye ilerledi. Mamud denilen büyük fil, şehre yaklaşınca yere çöküverdi; kalkması için çok uğraştıkları halde kalkmadı. Öteki fillerin de, Kâbe yönünde sürüldüklerinde yere çöktükleri, başka bir yöne yöneltildiklerinde koşarak kaçmaya çalıştıkları görüldü.Görmedin
Daha sonra “Ebabil” denilen kırlangıca benzeyen kuşlar Ebrehe ordusuna saldırdı, gagalarında bulunan taş benzeri nesneleri askerlerin üzerine attılar. Askerler kuş saldırısında telef olup feci şekilde öldüler; yolda kalanlar, geriye dönenler de yok  oldular. Ebrehe, bu saldırıda etleri parçalanmış, çürümüş halde Sana’ya dönerken, Hasm kabilesinin yaşadığı bölgede göğsü ikiye yarılarak acı şekilde öldü.1

Kur’an’da Fil Suresin’de anlatılan bu olayı Dr.Emin Işık şu şekilde yorumlar :
”    ………………
Fil Suresi
(Meeke’de nazil olmuştur , 5 ayettir.)
Bismillahhirrahmanirrahim
Görmedin mi ne yaptı Rabbin Fil Ordusu’na
Bozdu oyunlarını , koymadı yanlarına !
Sürü sürü uçan kuş gönderdi üstlerine ;
Tuttu Sicîlle Kuşlar onları taş yağmuruna.
Çiğnenmiş ekin gibi yaptı , kıydı canlarına !

Bu surede açıklanması ve üzerinde durulması gereken daha başka önemli noktalar da bulunmaktadır:
1.Uçan sürüler anlamına gelen ” Tayran ebabil ” tabirini , öteden beri sürüp gelen tefsir geleneğinin dışına çıkmamamak için ” sürü sürü uçan kuş ” diye tercüme eyledik . Oysa bunu uçak filolaları şeklinde anlamaya hiçbir mani yoktur . Uçak , helikopter , hatta uzaydaki sun’i uydular diye anlamakda mümkündür.
2.”Siccîl ” kelimesini tercüme etmeyip aynen korumayı daha uygun gördük . Bazı tefsir kitaplarında , nohut büyüklüğümdeki bu ağır taşların , baştaki miğferi , adamı ve adamın bindiği atı veya fili delip geçtikten sonra kumlara gömülüp gittiği kaydediliyor.Gerçi yüksekten atılan küçük haçimli ağır bir cismin böyle bir tesir meydana getirmesi mümkündür. Ancak bunu gama ışınları saçan tabii radyo aktif maddeler cinsinden bir madde veya sayın Kazım Öztürk’ün , Seyyid Ahmed Hüsameddin efendiden naklen bildirdiği gibi , bu yıkıcı ve yok edici maddelerin bu günkü nükleer silahlar cinsinden birşey olması kuvvetle muhtemeldiri.Henüz bilinmeyen başka türden öldürücü mermiler de olabilir.
Yine bazı tefsir kitaplarında vebaya benzeyen bir salgın hastalıktan söz edilir. O zaman da ”  Siccîn ” kelimesi , bir nevi biyolojik veya kimyevi savaşı akla getiriyor.Acaba içi öldürücü zehir veya mikrop dolu tüp mermiler mi atılmıştı ?
Öyle veya böyle gerçekte onlar , ancak gökten gelen bir kuvvetin kendilerine musallat olmasıyla yenilgiye uğramışlardı.
3.Bu surede bu hava kuvvetinin fiilî varlığından söz edilmesi ve bunun 1500 yıl kadar önceden haber verilmesi , herşeyden önce Kur’an’ın bir mucizesidir.Ayrıca ilerdeki savaşların uçaklar veya uydular vasıtasıyla göklerde de yapılacağına işaret olarak , müslümanlar için bir erken uyarı niteliğindedir…………………”  2

Kaynaklar:
1-Murat Cabas ,Kâbe’yi İlk Yıkmak İsteyen İşid Değil ,Perspektif , 3 Temmuz 2014 , Yeni Mesaj
2- Dr. Emin Işık , Kur’an’dan Fil Suresi ,Türk Edebiyatı Dergisi ,Eylül 1985 ,sayı 143 ,sayfa 21-22

Yapılan Yorumlar
Bu yazı için henüz yorum yapılmamış! İlk yorumu sen yapabilirsin.
Bir Yorum Yapın

x