İkincisinde İtiraf

2 dk okuma süresi

Tam adı Ya’kûb b. İbrâhîm b. Habîb b. Hubeyş b. Sa’d b. Buceyr el-Ensârî olan Ebû Yûsuf ( 1 ), hicri 113/m.731) yılında Kûfe’de doğmuştur. Yetim olarak büyümüş ve ilim tahsiline İbn Ebî Leylâ’nın (ölm. h.145/m.762) derslerine katılarak başlamıştır.
Hocasının Ebû Hanîfe’nin içtihatlarına başvurduğunu görünce, Ebû Hanîfe’nin derslerine devam etmiştir. Ebû Hanîfe’den maddî destek de alan Ebû Yûsuf, 17 yıl süreyle onun derslerine katılmıştır.
Ebû Yûsuf, Ebû Hanîfe’nin ölümünden (h.150/m.767) 15 sene sonra Halife Mehdî (h.158-169/m.775-785) tarafından kâdı tayin edilmiş(h.166/m.782) ve bir sonraki Halife el-Hâdi döneminde de görevden alınmamıştır.
Ebû Yusuf, Harun er-Reşid döneminde oluşturulan kâdılkudât(2) kurumuna da ilk atanan kâdı olmuştur.Rebiülevvel h.182/26 Nisan 798’de Bağdat’ta vefat etmiştir.

et-Tenûhi, Ebû Yûsuf’un Harun er-Reşid’in özel meseleleri hakkında da fetvalar verdiğini kaydetmektedir.Bunlardan birisi, Harun er-Reşid’in harun residgerdanlığını kaybetmesi ve cariyelerinden birisini onu çalmakla itham etmesi ile alakalıdır. Harun er-Reşid cariyesine bunu itiraf ettireceğine dair talâk, itâk ve hac üzerine yemin etmiş fakat cariyesi bunu inkâr etmiştir.
Harun er-Reşid,yeminini bozmaktan korkunca Ebû Yûsuf’u bu konuda fetva vermesi için davet etmiştir. Ebû Yûsuf, Halife’den kendisini cariye ve bir hizmetçi ile beraber bırakmasını istemiştir. Ebû Yûsuf, cariye ile anlaşarak Halifeyi çağırmıştır.
Harun er-Reşid, cariyeye üç defa üst üste gerdanlığı sormuş, cariye de birincisinde inkar, ikincisinde itiraf, üçüncüsünde ise tekrar inkar etmiştir. Bunun üzerine Harun er-Reşid, cariyeye neden böyle yaptığını sormuş o da Ebû Yûsuf’un kendisine böyle emrettiğini belirtmiştir. Bütün bu olayların sonunda Ebû Yûsuf, Harun er-Reşid’e cariyenin kabul etmesiyle onun yemin keffaretinden kurtulduğunu söylemiştir. Böylece Ebû Yûsuf, Harun er-Reşid’i yeminini bozmaktan kurtarmış ve onun nezdinde büyük itibar kazanmıştır.

Bir diğer olay da şu şekildedir:
İsa b. Ca’fer’in satmayacağı veya hibe etmeyeceği konusunda yemin ettiği cariyesini, Halife Harun er-Reşid, satın almak istemişti. Fakat İsâ b. Cafer yukarıda bahsedilen yemini sebebiyle ne yapacağını bilemiyordu.Ebû Yûsuf, yarısını hibe etmesini ve yarısını satmasını istedi. O, bunun üzerine yemin etmediği için ne hibe etmiş ne de satmış oluyordu. Ebû Yûsuf, bu fetva üzerine yüksek meblağda hediyeler almıştır.
Kaynak:Yard. Doç. Dr. Ahmet Hamdi FURAT,KÂDILKUDÂTLIK MÜESSESESİNİN OLUŞUMU VE İLK KÂDILKUDÂTLAR

1-Yûsuf adlı bir oğlu bulunduğu için Ebû Yûsuf (Yûsuf’un babası) lakabını almıştır.
2-Başkadı

Yapılan Yorumlar
Bu yazı için henüz yorum yapılmamış! İlk yorumu sen yapabilirsin.
Bir Yorum Yapın

x