Kılıç Ortaya Çıkınca

emir-timur28.Temmuz.1402 yılında Ankara savaşından önce Yıdırım Bayezid’in cevaben yazdığı birinci mektubuna,Timur şöyle cevap vermişti:

Timurleng’in ikinci mektubu.

-“Sen kendini Allah yolunda savaşan,bizi ise haksız yere kan döken bir kafir ve beni yeni yetme savaşçı saymışsın.Bilesin ki ,ben 40 yıla yakın bir süredir nefsimi cihada adamışım.Bu cihadlar sonunda kaleler ve ülkeler feth ederek,beldeleri kurtarmakla meşgulum.Bu mücadeleler sırasında çok sayıda kişi bize itaat etmiş ve yolumuzda canlarını feda etmiştir.Sen niçin bize hizmet etmekten kaçıyorsun,yaşca senden büyük durumdayım.

Bugüne kadar nereye yöneldiysem kısa sürede orayı ele geçirdim.Sivas’ı da kısa zamanda-18 günde- zapt ettim.Sen Malatya’yı kuşattın,dört ayda alamadın ve geri döndün.Tokat kalesini çoktandır elde edemedin.Mektubundaki gibi tehdit ve gurura kapılma,akıl yolundan uzak sözlere cesaret etme.Kaldı ki Sivas’ta elegeçirdiğim adamlarından durumunu öğrendim.Bu sebeledir ki uygun cevap verek ülkeni harap olmaktan kurtar.Bizimle anlaşma yolunu seçer,özür dilersen aramızda dostluk ve sevgi oluşur.Böylece Frenk düşmanlarına fırsat vermemiş olur biz de Sivas’tan geri çekilerek döneriz.Bizim niyetimiz ve isteğimiz sizi zayıf düşürerek meşgul etmek böylece kefere dinine yardım etmek değildir.

Bizi ve askerlerimizi kafir,dinsiz,sapık itikatlı mezhep sahibi ve çirkin âdetleri olan kimseler olarak suçlama.Bizim askerlerimiz babadan ataya Müslüman ve Müslüman çocuklarıdır.Niçin hidayete layık olmasınlar?Kaldı ki,Osmanlı askerlerinin çoğunun kafirlerden toplama olduğu açıktır.

Davamız cihangirlik olup,saltanatımız adına hutbe okunmakta,sikkeler basılmaktadır.Müslümanların en büyük emiri olduğumuz kesindir.Bizim soyumuz İlhan-ı Alişan’a ulaşmaktadır.

Eğer samimi selamlarınızla birlikte iyi ifadeler bulunduran mektubunuz gelirse aramızda dostluk oluşur.Aksi halde kılıç ortaya çıkınca,kaleme yer kalmaz ve’s-selam.”

Bu mektuba cevaben,Yıldırım ikinci mektubunda Timur’a şöyle cevap veriyordu:

Yıldırım’ın ikinci mektubu.

-“Zamanın cihan sultanı olan Timur-i Köregen(damat Timur),Sivas’a gelip yerleşmeyi bizim Tebriz’e yöneldiğimize benzeterek tuhaf bir kıyaslama yapmışsın.Kaldı ki biz,Kefe’den Şirvan’a varıp o ülkeye asker çıkarsak kim engel olabilir?Kıpçak halkı sizden bıkıp usandığı için bizimle olmuştur.

Malatya ve Sinop konusundaki iddialarınız doğru değildir.Bazı sebeblerden dolayı kuşatmadan vaz geçilmiştir.Yoksa bizim askerlerimizin azlığı veya sizin askerlerinizin çokluğundan olmamıştır.Kastomonu ve Karaman beylerinin fırsat bulup bazı vilayetlere saldırmaları bizim kuşatmayı kaldırmamıza sebebtir.

İyi bil ki,atam Ertuğrul Han üçyüz kadar gazisiyle Hulâgu Tatarlarından onbin Tatar’a vurup Alaeddin Keykubad’a galip gelenleri yenmiştir.Bundan sonra devlet serefine kavuşmuş,hil’at kendisine verilerek,Allah’ın izniyle Al-i Selçuk’un yerine idareyi elde tutmuş ve bu isyan ve başkaldırı ile olmamıştır.Osman Bey’in ilk culusundan itibaren dört tarafında bulunan kafirlerle gece,gündüz ikiyüzbinden fazla askeriyle cihat etmiştir.Bu saltanat yıldızımız bugün dördüncü kuşağa erişmiş ve şimdiye kadar feth ettiğimiz kale beldelerin sayısı,geçmiş sultanların hayalinden geçmesi dahi mümkün olmamıştır.

Bizim nazarımızda dünya ve içindekilerin kıymeti,Allah yolunda cihat etmenin yanında saman çöpü gibidir.Osmanlı askerlerine Abdullahoğlu demekten fazlasıyla zevk duyarız.Çünkü bütün sahebey-i kiramın ataları kafir iken,kendileri Müslüman oldular.Böyle Müslümanlar insafı olmayan Müslüman çocuklarından çok üstündürler.Siz Sivas’ı harap edip Müslümanların ırzını ortaya attıktan sonra size ne denilebilir?

Arapça ve Farsça gelen mektuplarınızda kibir ve gururdan başka bir şey yoktur.Al-i Osman,hile ile ülkeleri kendine mülk edinmemiştir.Mektubumuz akıllı devlet adamlarımızla yapılan görüşmeler sonrası yazılmıştır.”

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın