Kuş Resmi Bir Demir Uçarak

3 dk okuma süresi

uçak filosu

İlm-i ahkâm-ı nücûm(müneccimlik), yıldızların konum ve hareketlerinin bir işaret sistemi oluşturduğuna ve bu sistem sayesinde gelecek, şimdiki zaman ve geçmişe dair bilgi edinmenin mümkün olduğuna inanılmasına dayanan sistemleştirilmiş bir ilimdir.

19 Ocak 1855 tarihinde vefat eden Müderriszade Sadullah el-Ankaravi şairliği yanında müneccimliğiyle de tanınır.Hacı Bayram Veli soyundan gelen Ankaravi naiplik,nakiplik,müftülük ve nüfus nazırlığı gibi memuriyetlerde de bulunmuştur.
Döneminin devlet adamları Ankaravi’ye başvurarak zayiçlerine(yıldız fallarına) baktırarak özellikle ikballeriyle ilgili bilgi edinmek isterlerdi.

Halen Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nde korunan Sadullah Efendi’nin bizzat hazırladığı takvimlerinin kenarlarına ve zayiçe mecmuasına düştüğü notlarında ilginç bir rüyasını anlatır.
29 Temmuz 1848 tarihinde gödüğü rüyasında henüz icad edilmeyen uçağa benzer bir nesneyi gördüğünü şöyle anlatır:

“Şa‘bân’ın yigirmi sekizinci Cum‘a ertesi gecesi rü’yâda bir bağçe ve birâz hevâtin görüb biriyle sohbet ettim uyandım sabah namazından sonra yine yatdım o de‘fa dahi rü’yâmda garâibden olarak kendimi Ankara’da hânemde gördüm ki iki ‘aded … vapur her gün Akkule nam mahalle gelür imiş ve yine gelürler ben dahi Akkule tarafına gitdim bizim konağın vâlâsındaki sokağa adamlar çıkar imiş onları gördüm konağımızın verâsındaki yokuş bir tozlu güzel yol olmuş ve ol vapurlar gelürler iken bakdım bizim kona(k) çatısından yukaruda vapurun birinin bacası üzerinde dört köşe temür/demir kuş gibi nesne ve birinin bacası üzerinde aynı kuş resmi bir demir uçarak gelirler gûyâ anlar vapurun yürüdüğüne ‘alâmetler imiş vapurlar geldiler deyû onların taraflarına vardım hemşîremin kapusu tarafında olan sokağa dumanı çökmüş hattâ kömürün fenâ râyihası damağa gidib burnumu tutdum lâkin dumanda kesâfet yok vapurlar nerede kalmış deyû bakdım göremedim lakin … tekerlerinin ..tutdum andan sonra kendimi bir vâsi‘ avluda gördüm pâdişâh ebniyelerinden ve beş altı kademe bir … çıkdım ‘askere yeni bir kânûn açılmış ve müftü yâhûd kâdı nasb olunacak imiş bana sen tâlib ol paşalara ricâ eyle dediler ben dahi paşalar beni bilirler belki bu husûsu benim içün yaptılar beni getürürler dedim böyle uyandım hayırdır inşallâh.”(1)
Sadullah Efendi’nin Şabanın 28.  Cumartesi günkü rüyası  bugünkü türkçeyle “bağ bahçe görüp biriyle sohbet ettim,uyandım.Sabah namazınızından sonra tekrar yattım.Bu defa rüyamda garip bir şekilde kendimi Ankara’daki evimde gördüm.İki adet vapur Akkule isimli yere gelirmiş ve yine geldiler ben Akkule tarafına gittim.Bizim konağın yanındaki sokağa çıkan adamları gördüm.Konağımızın gerisideki yokuş güzel yol olmuş.
Vapurlar gelirken baktım bizim konak çatısından yukarda vapurun birinin bacası üzerinde dört köşe demir bir kuş gibi nesne ve birinin bacası aynı kuş gibi bir demir uçarak gelirler.Güya onlar vapurun yürüdüğünü gösterir.Vapurlar geldiler diye onların yanına vardım,kız kardeşimin kapısı tarafında olan olan sokağa duman çökmüş hatta kömürün kötü kokusu genzime geldi burnumu tuttum fakat dumanda yoğunluk yok,vapurlar nerede kalmış diye baktım  göremedim…. ondan sonra kendimi bir geniş bir avluda gördüm.Yeni bir kadro açılmış müftü ya da kadı atanacakmış,bana talib ol paşalara rica et dediler,ben paşalar beni bilir belki bu kadroyu benim için düşündüler beni atarlar dedim uyandım hayır inşallah”

1.Gülçin Tunalı,Sadullah Efendi’nin İlm-i Nücûm Kaynaklarından Tanzimat Ankarasına Bir Katkı,Türkiyat Araştırmaları Dergisi

Yapılan Yorumlar
Bu yazı için henüz yorum yapılmamış! İlk yorumu sen yapabilirsin.
Bir Yorum Yapın

x