Rüzgârın Çarptığı Otlar Gibi

6 dk okuma süresi

saman

Cengiz Han geniş istilâ ve fetihlere geçmeden evvel, 1206 Kurultayı’ndan sonraki ilk yıllarda, Moğolistan’ın kuzeyinde ve güneyinde yaşayan Türk ve Moğol boylarını kendisine tâbi kılarak ve siyasî yapısının bazı iç meselelerini de hallederek otoritesini daha da arttırıyordu.Cengiz Han, içeride otoritesini düşürme yolunda entrikalar çeviren en büyük din adamının bu oyunlarını engellemek üzere gerekli tedbirleri aldı. Bu din adamı, Temuçin’e önceden babasının ölümünü haber vermiş ve Keraytlar’ın hazırladığı tuzağa düşmesini önlemiş olan Munglik’in dördüncü oğlu Kokotcu idi. Kokotcu 1206 Kurultayı’nda büyük bir rol oynamıştı. Faaliyeti ile Cengiz Han’ın seçilmesi Tan-rı’nın takdiri olduğu ve otoritesini ilâhi himayesine aldığı hususuna kuvvetli bir zan uyandırmıştı. Cengiz’in Mung-lik’e karşı duyduğu minnettarlığa oğlunun yaptığı hizmetler için duyduğu minnettarlık da eklendi. Kokotcu yeni Moğol İmparatorluğu’nda daha büyük rol oynayabileceğinin hayaliyle Han’ın otoritesini kıran işler yaptı. Moğollar’da en büyük Tanrı olarak tanınan Gök Tanrısı ile doğrudan diyalog kurduğunu iddia eden Kokotcu, altı kardeşinin de yardımıyla, Han’ı, evvela aile üyelerini gerçek ve tesirli yardımlarından mahrum bırakmayı denedi. Yaptığı işin gelişmesinden anlaşıldığına göre, sihirbazın hayal gücü zayıf ve fakirdi. Kokotcu, kardeşlerinin yardımı ile, Cengiz Han’ın kardeşi Kasar’ı dövdü. Bunu haber alan Cengiz Han, Kasar gibi bir adamın mevki ve şerefine yakışmayacak biçimde dövülmesine kolayca razı olmuş bulunmasına çok kızdı. Kokotcu Han’ın kızgınlığından yararlanarak Han’ın tahtına mirasçı olma yolunda Kasar’ın bazı hazırlıklar yaptığını, ön tedbirler zamanında alınmadığı takdirde bunun gerçekleşeceğini kendisine bir ruhun haber verdiği yalanını uydurdu. Her Moğol gibi batıl inançları ve az zaaflarından birisi bu olan Cengiz Han, aynı gecede giderek kardeşini yatağından çekip çıkardı ve yargılamak üzere kendi çadırına getirdi. Kasar’ın talihine, hizmetçilerden ikisi hemen İlun’a koştu ve O’na küçük oğlunun başına geleni anlattılar. İlun, beyaz devesini koşturduğu araba ile sabaha karşı tanyeri ağarırken büyük oğlu Cengiz’in çadırına ulaştı. Çocuklarını binbir zorluk içinde besleyip büyütmüş, her çeşit sıkıntıya kahramanca göğüs germiş, binbir çeşit düşmanlarının tehdid ve saldırılarından korumuş ve bunlarla beraber bütün düşmanlarına karşı kararlılık ve cesaret göstermiş yaman bir ana olarak Kasar’ın bağlanmış ayak ve kollarını çözdü, O’na börkü (kalpak)nü ve kuşağını verdi. Kırgın ve kızgın olan göğsünü çözdü, ihtiyarlıktan sarkmış olan memelerini çıkardı ve Cengiz’e bağırarak, aynı memelerden O’nun gibi aynı kanı (sütü) emmiş olan kardeşlerinin yardımıyla düşmanlarını mağlup ve bertaraf ettikten sonra, artık onlara ihtiyacı kalmamış olduğunu söyledi. Cengiz, anasına karşılık verme cesaretini göstermedi ve çadırını terketti. İhtiyar İlun’un son otorite gösterisi bu oldu. İlun, oğulları arasında patlayan kavgalardan ve Cengiz’in biraz evvel Kasar’a mirasından bırakmış olduğu hisseyi geri almış olmasından kalbi sızlayarak ve kanayarak öldü.
Kokotcu silahını bırakmadı. O’nun Moğollar arasındaki etkisi ve otoritesi özellikle Kasar olayından sonra daha da arttı. Han’ın sihirbazı küstahlığından ötürü cezalandırmadığını gören Moğollar -bunu bir zaaf sayıyorlar- ve hurafelere inandıklarından Şaman reisi için büyük bir saygı besliyorlardı. Birçok Moğol, Şaman dini başkanına olan sadakat ve bağlılığını kuvvetlendirerek O’nun çevresinde Han’ın büyüklüğüne eşit bir yücelik hâlesi çevirmeye başlamıştı. Hattâ Cengiz Han’ın küçük kardeşi Okijin’in sadık ve vefalı adamlarından bir kısmı Kokotcu tarafına geçti. Okijin’in adamlarına gönderdiği bir subay, Kokotcu tarafından atının eğerine bağlanarak geri gönderildi. Buna kızan Okijin, Kokotcu’ya giderek adamlarını istedi. Fakat, Şaman reisi ve kardeşleri, Okijin’i, önlerinde diz çöküp cüretinden dolayı kendilerinden af dilemeye zorladılar.
Bundan gururu son derece incinmiş olan Okijin, ağabeyi Han’ın ayaklarına kapanarak ağladı ve Şaman papazının yüzsüzlüklerine artık bir son vermesini rica etti. Cengiz Han’ın karısı Bordu, kocasının tereddüt ettiğini görünce, bir örtü ile sarınarak, yatağından fırladı ve Han’m yüzüne hiddetle şunları söyledi: “Bu ne biçim idaredir? Yedi kardeş.birleşip Kasar’ı dövdüler, Okijin’e hakaret ettiler. Şimdi sen sağ iken kardeşlerini döverlerse, sen öldükten sonra, kuş kümeleri gibi yer değiştiren, rüzgârın çarptığı otlar gibi kararsızlık içinde sallanan halkın, henüz küçük ve korku vermeyen çocuklarına başeğmeyecektir.” Karısının bu sözleri Cengiz’e şidddetle tesir etti ve Kokotcu’ya karşı gerekli tedbirleri almaya şevketti. Okijin’i ayağa kaldırdı ve O’na şunları söyledi: “Bugün Teb-Tengri (Kokotcu’nun dini adı) geldiğinde O’na ne istersen yap!”

Aynı gün Kokotcu, babası Munglik ve altı kardeşi ile birlikte Han’ın çadırına geldi. Okijin Kokotcu’yu yakasından yakaladı ve birgün evvel yaptığı hakaretten dolayı O’nunla hesaplaşmak istediğini yüzüne haykırdı. Cengiz Han, dışarıda döğüşmelerini emretti. Okijin’in dışarıda bekleyen üç adamı Kokotcu’nun üstüne saldırdılar ve omurga kemiklerini kırdılar. Okijin, Cengiz’in çadırına döndü ve Kokotcu’nun sırt üstü yere uzandığını ve kalkıp kendisi ile döğüşmek istemediğini söyledi. Munglik işin aslını anladı ve ağlayarak öldürülmüş olan oğlunun kalpağını öptü ve Cengiz’e sadık kalacağına söz verdi. Ama oğulları O’nun fikrinde olmadılar ve tehdit edici bir vaziyette, çadırın kapısını tuttular. Buna rağmen Cengiz dışarı çıkmayı başardı ve okçu muhafızları O’nu korudular. Cengiz, Kokotcu’nun üzerine bir çadır kurdurdu ve sonra O’nu gizlice gömdürdü. Üç gün sonra çadırı toplattırdı ve Moğolar’a Gök Tanrısı’nm sihirbazın delice davranışlarına gücenmiş olduğundan, O’nun ruhunu vücudu ile birlikte aldığını açıkladı. Moğollar da buna inandılar.

Cengiz Han, babalarına beslediği saygı sebebiyle Munglik’in öteki oğullarını af etmişti. Şaman dini lideri olarak Budunçiyar’ın torunlarından birisi olan Usun’u seçmiştir. Beyaz elbise giyen başşaman bundan sonra bir beyaz ata binecek ve büyük Han’ın işleri ve girişim için uğurlu olan yılı ve ayı seçecektir. Büyük Şaman’ın otoritesini yıkmış olan  Cengiz Han, kuvvet ve otoritesine karşı çıkan fesatçı kışkırtmaları ortadan kaldırmıştır. Kokotcu’nun çevresinde toplanmış olan asiller Han’a acele başeğmeye koştular. Bundan sonra Cengiz Han’ın sınırları içinde Han’ın hükümdarlık otoritesine bir tek itiraz girişimi ve hareketi görülmeyecektir.
Kaynak:Manole Neogoe,Bozkırın Üç Atlısı, ATİLA-CENGİZ HAN-TİMUR

Yapılan Yorumlar
Bu yazı için henüz yorum yapılmamış! İlk yorumu sen yapabilirsin.
Bir Yorum Yapın

x