Saltanat işleri Nezakete Bağlıdır

Ankara Savaşıdan önce Yıldırım Beyazıt’ın gönderdiği ikinci mektuba,Timur cevaben şunları yazmıştı:

Timur’un üçüncü mektubu.

-“Sungur Çavuş ve Hacı Beyazıt gönderdiğimiz haberler doğrudur.Sizin kuffarla savaştığınızı biliyoruz.Bu tarafta Gürcü kafirlerle de biz savaşıyoruz.Hem siz hem de biz bu konuda mutluyuz.Bu durumun sayısız faydaları her iki tarafada olmaktadır.Yazdıklarımızda zerre kadar şaibe ve şüphe olamaz.Antlaşma kararı olursa Mısırla ilgili önerileriniz,tarafımızca uygun görülmemiştir.Çünkü ölen eski Mısır valisi,elçilerimizden Irak ve Acem’in saygı duyduğu Bahaddin Savcı’yı haksız yere öldürttü.Yine uzun süre hapsettiği Gönültaş’ı serbest bırakması için elçi gönderdiğim halde isteğimi yerine getirmedi ve o günahsızı katletti.Biz Şam ve Haleb’e geldiğimizde,Mısırdan Hacı adlı elçileri gelip haps olunan Otlamış’ı Haleb’e gönderelim dediler.Fakat bu sözün aksini yaptılar.Senin şimdi Mısır valisi olan kimseye oğlumuzdur demeni uygun görmedik.Onu Sultanu-l Harameyn unvanıyla anmanız doğru değil.Belki Mücâvirü’l Harameyn demeye layık değildir.

Bize dost olmayanı,kendinize yakın ve sevdiklerinize dahil etmeyiniz.Saltanat işleri nezakete bağlıdır.Dikkat edilecek yönleri çoktur.Ahmed Celayir şimdi Bağdat yakınlarına gelmiş biz de oraya asker göndermişiz.Tekrar size kaçar gelirse sahip çıkmayıp,bilakis yakalayıp bize teslim etmeniz sizden isteğimizdir.Erzincan’a varıp,beldeleri tahrip için şimdilik sınırda durarak elçilerinizin gelmesini beklemekteyiz.”

Bu mektuba Yıldırım cevabı şöyleydi:

Yıldırım’ın üçüncü mektubu.

-“Mısır hakimi ile aranızda geçen olaylardan dolayı bizim niyetimizi doğru anlamamışsınız.Biz arzu etsek Mısır’ı fethetmeye her zaman kadiriz.Ahmed Celayir tekrar Osmanlı topraklarına gelirse,Kara Yusuf ile birlikte ikisinide size teslim etmemi istemişsiniz.Biliyorsun ki Hûlagu Daru’s-Selam’ı İran’ın çoğunu ele geçirdiği sırada,halifenin amcası çoçuklarından bir kişi Mısır’a Kahire Valisi Baybars’a sığındılar ve onun himayesine girdiler.Hulagunun Bağdat valisi olan Karaboğa Noyan Baybars’la cenk ettiler.Halifenin amcasını Mısır askeri sanıp orada şehit ettiler.Kaçanlar şimdiye kadar Kahire’de kaldı ve Hulagu Han onları geri istemedi ve takip de etmedi.Şimdi feleğin tokadını yemiş bir iki kişiyi himaye etmekle hatırınızı kıracak bir durum olamaz.Zira Hulagu böylesine küçük şeylerden vazgeçmiştir.

Muradımız Sivas ve çevresinden elinizi çekmenizdir.Bunu yerine getirmeniz iyi niyetinizi gösterecektir.Ancak her halde Allah’ın takdirinden kaçılmaz ve bizim kimseden korkumuz yoktur.”

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın