Yalan Söylersek

2 dk okuma süresi

 

Emeviler’in ilk halifesi Muaviye,676 yılında kendisinden sonra halife olması için oğlu Yezit’i veliaht olarak ilan etmek istedi.Kardeşi Ziyad´a bir mektub göndererek bu konudaki fikrini sordu. Ancak Ziyad, Yezid´in oyuna ve ava meyilli oldu­ğunu bildiği için bundan hoşlanmadı,veliahtlığına onay vermedi. Muaviye, Ziyad´ı bu görüşünden vazgeçirmek için yanma samimi arkadaşı olan Ubeyd b. Ka´b’ı gönderdi.
Ubeyd, önce Dımaşk’a(Şam’a) gidip Yezid´le görüştü. Ona Ziyad görüşünden bahsetti ve kendisine  şimdilik veliahtlık talebinde bulunmamasını öğütledi.Eğer bu işten vazgeçerse, bu iş için çalışmasından daha hayırlı ola­cağını söyledi. Yezid de bu talebinden vazgeçti. Babası ile görüşerek vazgeçtiğini bildirdi ve ikisi de bu hususta o zaman anlaştılar.Ancak bu senede Ziyad vefat edince, Muaviye işi sonuçlandırmak için teşebbüse geçti. İnsanları Yezid’e veliaht olarak bey´ata(kabul etmeye) davet etti. Oğlu Yezid için bey´at akdetti ve bunu bütün beldelere birer mektubla bildirdi, diğer beldelerdeki insanlar da veliaht Yezid´e bey´at ettiler.Ancak Hz. Ebu Bekir´in oğlu Abdurrahman, Hz. Ömer´in oğlu Abdullah, Hz. Ali´nin oğ­lu Hüseyin, Zübeyr´in oğlu Abdullah ve Abbas´ın oğlu Abdullah, Yezid´e bey´at etmediler.
Bu sırada Muaviye, umre için Mekke´ye gitti. Mekke dönüşünde Medine´ye uğradığında o beş kişiden herbirini ayrı ayrı çağı­rıp tehdit etti, bey´at etmediklerinden ötürü korkuttu. Bunlardan Muaviye’ye karşı şiddetle karşı koyan ve sert konuşan Abdurrahman b. Ebu Bekir oldu, en yumuşak cevap veren de Abdullah b. Ömer oldu. Sonra bu beş kişi, minberin alt tarafında hazır beklemekte iken Muaviye, minbe­re çıkıp bir hutbe okudu. Orada bulunanlar Yezid´e beyat ettiler. Bu beş kişide orada oturmaktaydılar. Ne kabul ettiler, ne de muhalefette bulundular. Çünkü Muaviye, onları tehdit edip korkutmuştu.
Bundan sonra diğer şehirlerde de Yezid´e bey´at edilmişti. Çeşitli bölgelerden heyetler, Yezid´in yanına geldiler, gelenler arasında Ahnef b. Kays da vardı. Muavi­ye ona, gidip Yezid’le konuşmasını emretti. O da gidip Yezidle sohbet et­ti, konuştu. Sonra Yezid´in yanından ayrıldığında Muaviye, Ahnef’e şöyle dedi:

-” Yeğenini(Yezid’i) nasıl buldun?”

– “Yalan söylersek Allah´tan korkarız, doğru söylersek de sizden korkarız. Sen, gecesinde, gündüzünde, gizlisinde, açığında, girdisinde, çıktısında, Yezid´i bizden daha iyi bilirsin. Benim ne demek istediğimi çok iyi anlarsın, bize düşen, emri dinleyip itaat etmektir. Sana düşen de, ümmete nasihat etmektir.”

Yapılan Yorumlar
Bu yazı için henüz yorum yapılmamış! İlk yorumu sen yapabilirsin.
Bir Yorum Yapın

x